Ekrem İmamoğlu’nun yolsuzluk suçlamaları ve 300’ün üzerinde kişinin eylemler sonucu tutuklanmasının ardından, CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından bir “boykot” çağrısı yapılmıştı. Bu çağrının ardından sosyal medyada birçok ünlü ismin de destek verdiği boykot hareketi, bugün aralarında oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu’nun bulunduğu 11 kişinin gözaltına alınmasına yol açtı. Bu gelişmeler üzerine, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, boykot tartışmalarına ilişkin sert bir açıklama yaptı.
“TÜRK MİLLETİ OYUNA GELMEYECEK”
Alparslan Türkeş’in 28. ölüm yıl dönümü dolayısıyla bir anma mesajı yayımlayan Bahçeli, “Dünyanın hiçbir medeni ülkesinde devletine, hukukuna, milli kurumlarına, milli ekonomisine ve meşru hükümetine karşı demokrasi dışı yöntemler kullanarak cephe açan, sürekli şiddet uygulayan bir muhalefet anlayışına rastlanmamıştır. Sorumsuz ve soysuz bir siyasi çarpıklığın kendi ülkesine karşı ıslah ve terbiyeden muaf bir ihtirasla, kaotik bir zihniyetle saldırması olağanüstü bir durum olmakla birlikte, milli güvenlik tehdidi teşkil etmektedir. Utanç duyulacak ve aşikar bir şekilde ucuzlaşmış olan bu siyasi muhalefet, Türkiye’nin mahvına ve ekonomik çöküşüne doğrudan hizmet etmektedir. Ancak Türk milleti bu tuzağa düşmeyecek, oyuna gelmeyecek ve sırtına hançer sallayan, kale içinde yuvalanmış siyasi sömürgecileri affetmeyecektir. Bunun yaninda, kaçınılmaz bedeli muhataplarına ödetmeyi de başaracaktır” ifadelerini kullandı.
Bahçeli’nin mesajının tamamı:
“Tarihin omuzlarına basarak ilerlemek yerine tarihi omuzlayıp devletin ve milletin istikbal haklarını savunan liderler, sınırlı dönemlere sığmayan özel özelliklere sahiptir.
Bilinen ve kolay yollardan geçmektense cesurca yeni yollar açıp, risk ve tehlikeleri göğüsleyenler, canı gönülden ve cesurca mücadeleleriyle öne çıkanlar her zaman takdir ve tebrike layıktır.
İşte böyle bir liyakat ve liderlik vasfına sahip olan Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş Bey, Türk siyaseti ve devlet hayatında müstesna bir yere sahiptir.
Ebediyete irtihalinin üzerinden 28 yıl geçmiş olmasına rağmen, ona olan hürmetimiz ve sevgimiz azalmamıştır. Türkeş Bey’in yaktığı meşale, günden güne güçlenerek Ülkücü gönülleri aydınlatmakta ve milletimizi hedeflerine ulaşma azmiyle heyecanlandırmaktadır.
İnsan fani, dava ise bakidir. Sonlu hayatın sonsuz ülkülerini taşıyan yüksek vasıflı insanlar, davasının onur ve varoluş potasında fedakarlığın sıcaklığıyla eriyenlerdir.
Merhum Türkeş Bey, öncelikle bir dava ve gönül insanıdır. Bu özelliği, onu devlet ve siyaset alanında daha ilkesel, daha itibarlı, daha iradeli bir şekilde temsil edilmesini sağlamıştır.
Türk milletinin, Türkiye’nin ve Türk dünyasının özlemlerine 80 yıllık ömründe muazzez bir mücadele azmiyle hizmet etmiştir. Kaynağını Türk-İslam ülküsünden alan Türk milliyetçiliği davası, bir yanda Türkiye’nin umut ışığı, diğer yanda gönül ve kültür coğrafyalarımızla mazlum toplumların uyanış hareketidir.
Türkeş Bey, sadeliği karmaşıklıkta görebilen, karanlıkta saklı ışığı gösteren bir liderdi. Bugünlere benzer olaylarda, azgın ve şımarık bir azınlığın tahakkümüne karşı direniş gücü olmakta ve Türkiye karşıtlarının kötü niyetli senaryolarını reddetmekte kararlıydı.
Milliyetçi Hareket Partisi’nin temel siyasi felsefesi, önce ülkem, sonra milletim, sonra partim ve ben anlayışıyla şekillenir.
Bu anlayış, öncelikli olarak Türkiye ve Türk milletinin varlığını, birliğini, bekasını, toplumsal huzur ve barışını esas almaktadır.
Dünyanın hiçbir medeni ülkesinde devletine, hukukuna, milli kurumlarına, milli ekonomisine ve meşru hükümetine karşı demokrasi dışı yöntemlerle cephe açan bir muhalefete rastlanmamıştır. Sorumsuz bir siyasi çarpıklığın, kendi ülkesine karşı kaotik bir zihniyetle saldırması, milli güvenliğe ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.
Esnafımıza, sosyal ve ekonomik hayatımıza yönelik boykot girişimi, ifade ve düşünce özgürlüğü ile demokratik haklarla ve vatanseverlik anlayışıyla bağdaşmamaktadır.
Türkeş Bey, Türkiye düşmanlarıyla kararlılıkla mücadele ederken, bizler de aynı irade ile devletimizin ve milletimizin yanında durmaya devam edeceğiz.
Utanç verici, ucuz bir siyasi muhalefetin gayesi, Türkiye’nin çöküşüne doğrudan hizmet içermektedir.
Türk milleti, bu tuzağa düşmeyecek; siyasi sömürgecileri affetmeyecek ve bunun bedelini muhataplarına ödetecektir.
Sözde demokrasiyi dillerine dolayarak Türkiye’yi zor duruma sokmaya çalışan siyasi hizip ve yolsuzluk şebekesi büyük bir hayal kırıklığına uğrayacaktır.
56 yıl önce nerede isek, bugün de güçlenmiş fikir ve siyaset yapımızla aynı düşüncelerin, ülkülerin merkezindeyiz. Merhum Türkeş Bey’in davayı, siyaseti ve fikri çizgisi Milliyetçi Hareket Partisi ile özdeşleşmiştir.
Nifak üreten stismarcıların hevesleri ise tamamen boştur.
Vefatının 28. yıl dönümünde, 4 Nisan 2025 Cuma günü “Türkiye Alparslan Türkeş Siyaset Akademisi Vakfı”nın yeni hizmet binasının açılışının yapılacak olması, gerçek bağlılığın, bitmeyen vefanın ve saygının bir tezahürüdür.
Bu düşüncelerle Alparslan Türkeş hizmet binasının hayırlı olmasını diliyorum. Vatan ve millet sevgisinin sembolü olan Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş başta olmak üzere, tüm ülkücü şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum. Cenabı Allah, hepsinden razı olsun. Mekanları cennet, ruhları şad olsun.”